Kurumsal Firmada Çalışmanın Avantajları
Maaş Derdi Yok; Kurumsal bir firmada çalışmanın en güzel ve rahatlatıcı yanı, ay sonunda ve belirli tarihlerde “acaba ay sonunda maaş yatacak mı…” diye düşünme derdi yoktur. Öyle ya da böyle, belki bir iki gün gecikmeli dahi olsa maaşlar muhakkak hesabınıza yatar.
Sigortanız Ödenir; Sigorta meselesi her ne kadar yasal olarak zorunlu bir unsur olsa da iş dünyasında bir sıkıntı olarak karşınıza çıkabilir. Fakat kurumsal firmalarda bu sıkıntıyı yaşamazsınız ve sigortanızın ödendiğinden emin olabilirsiniz. Hatta beyaz yakalı olarak çalışmanız durumunda bazı kurumsal firmalarda özel sağlık sigortanız dahi olabilir.
Servisiniz Vardır; Çok çalışanı olan büyük kurumsal firmalarda çalışanların otobüs bekleme ve otobüs çilesi çekme gibi dertleri yoktur. Servis gelir, ücret ödemeden ve oturarak işe gider gelirsiniz.
Yemekler Ücretsizdir; Kurumsal firmaların bir yemekhanesi vardır. Bu sayede ücretsiz olarak yemek yer, “acaba ne yemek yesem, yemek kaç para tutacak” gibi dertleriniz olmaz.
Çalışma saatleri Standarttır; Çalışma saatleri büyük oranda bellidir. Özellikle kartlı sistem olan firmalarda yasal zorunluluk nedeniyle istenilse dahi sizi belli bir limitin üzerinde çalıştıramazlar. Elbette çoğu kurumsal firmA bu çalışma saatleri standardına uymayabilir.
Yıllık İzin Garantidir; Yıllık izinleriniz yalan olmaz. Yıllık izinhakkınızı ya paşa paşa size verirler ya da işten çıkarken ücret olarak size öderler.
İşten Çıkarılma Riski Azdır; Çok fazla çalışanı olan firmalarda işten çıkarılma riski daha azdır. Çünkü çalışan sayısı fazla olduğu için, işe yaramaz bir eleman olsanız dahi çok daha az göze batarsınız.
Yükselme İmkanınız Vardır; İyi bir performans sergilemeniz ve firmanın belirlediği eğitim kriterlerine uymanız durumunda daha iyi maaşlar alabileceğiniz bir mevkiye yükselme imkanınız vardır.
Batma Riski Azdır; Kurumsal firmalar, yapısını oturtmuş, belli bir düzende oldukları için gün gelip de “arkadaşlar, şirket iflas etti, herkes kendisine yeni bir iş arasın” gibi bir laf duymak zordur fakat elbette böyle bir ihtimal her daim vardır.
Sadece Kendi İşinizi Yaparsınız; İşe ne olarak girdiyseniz sizden sadece o iş beklenir. Yazılımcı olarak işe girdiyseniz sizden tasarım yapmanız beklenmez çünkü tasarımcı vardır. Ha “ben şirkette tasarıma da el atayım. Çalışkan görüneyim, hem yerimi sağlamlaştırayım hemde yükselme ihtimalimi arttırayım” diyebilirsiniz. Fakat bu çoğu zaman ekstra iş yükü sahibi olmanızdan başka bir işe yaramaz.
Öz Geçmişiniz Parlak Olur; Bir kere kurumsal, isim sahibi bir firmaya kapak atıp, orada tecrübe sahibi olursanız, oradan ayrıldıktan sonra iş bulmanız daha kolay olur. Öz geçmişinizde o firmanın adının yer alması, başvurduğunuz işlere girmeniz için ciddi avantaj sağlar.
- Published in İzmir Web Tasarım
Ucuz Zannedilen Web Siteleri
Hataya düşülmesine neden olan bir başka unsur ise arama motorlarında, sosyal medyada ya da web sitelerinde karşılaşılan, 100 TL civarında web sitesi sahibi olma vaadi sunan reklamlardır. 100 TL civarında bir ücret verilerek, başka hiç bir şey yapmadan, son derece kaliteli ve kullanışlı bir web sitesine sahip olunacağı zannedilir. Zaten söz konusu reklamlarda da öyle olacağı düşündürülür. Fakat bu ücretlere satılan web sitelerinin hemen hemen hepsi hem basit hemde sizin tarafınızdan bir panel aracılığıyla yapılması gereken web siteleridir.
Karşınızda kayda değer bir muhatap yoktur, olsa dahi sizi eğitim videolarına yönlendirir. Siz başlarsınız neyi, nereden, nasıl yapacağınızı öğrenmeye. Öğrenmek ve öğrendiklerinizi uygulamak için ciddi çaba harcamanızın yanı sıra sonuç olarak ortaya çıkan web sitesi kaliteli ve günümüz standartlarına uygun olmaz.
Bu sistemlerin neden olduğu bir diğer sıkıntı, bu ücretlere web sitesi yapıldığının zannedilmesine neden olmalıdır. Bu fiyatları gören web sitesi sahibi olmak isteyen kişiler, web sitesi yapan kişileri arar ve kendilerine sunulan ücreti çok yüksek bulurlar. Halbuki 100 TL civarında satılan web sitelerini, web sitesi sahibi olmak isteyen kişi yapar ve ortaya kaliteli bir web sitesi çıkmaz. Web tasarım hizmeti veren firmalar ise A’dan Z’ye web sitesini yapar, teslim eder ve destek verir.
Bu nedenle piyasada 100 TL civarında satılan web sitelerine bakıp, ucuz web sitesi sahibi olunabileceğinin zannedilmesi çok ciddi hatalara düşme konusunda önemli rol oynar.
Tanıdığa web sitesi yaptırmak Aslında bir hata değil, nispeten isabetli bir davranıştır. Özellikle bizim ülkemizde bir iş yaptırma söz konusu olduğunda ilk bakılan yer yakın çevredir. Fakat bunun bir hataya dönüştüren büyük oranda web sitesi yaptırmak isteyen kişidir. Çünkü tanıdık olması nedeniyle ucuz web sitesi yaptırmak ister ve web sitesi yapılması sürecinde sahip olunması gereken ciddiyet ve profesyonellik bir anda ortadan kalkar.
Ciddiyet ve profesyonellik olmadığında da, web sitesi yaptırmak isteyen zaten düşük ücrete web sitesi yaptırmak istemesinin yanı sıra, web sitesi için gereksiz taleplerde bulunur. Web sitesi yapan kişide hem işi geciktirir hemde ortaya kaliteli bir iş çıkarmaz. Hem web sitesi yaptıran kişi geç ve kalitesiz işten hemde web sitesi yapan kişi düşük ücret ve gereksiz taleplerden dolayı sıkıntı yaşar.
Bu nedenle web sitesi yaptıracak olan kişi tanıdığa web sitesi yaptırmak istese dahi işin hakkı ne ise onu vermeli, indirim talebi de cüzi oranda olmalıdır. Ayrıca her iki tarafta yapılması gereken iş için “iş başka, arkadaşlık başka” mantığında hareket edip, gerekli ciddiyet ve profesyonelliği sağlamalıdır.
- Published in İzmir Web Tasarım
HTML Nedir?
Hypertext Markup Language (HTML ) belgelerin birbirlerine nasıl bağlanacaklarını ve belge içindeki metin ve resimlerin nasıl yerleşeceklerini belirleyen ve etiket (tag ) denilen kod parçalarından oluşan bir sistemdir. Belgeleri birbirlerine bağlamak için kullanılan Hypertextler oldukça güçlüdürler. Internet üzerinde yaşayan World Wide Web (Kısaca WWW ya da Web ), HTML sisteminin arkasında etkileşimli, çok platformlu, multimedia ve client/server uygulamaları yaratmak için kullanılır.
Web, formatlı metinler, ses ve resimlerden oluşan “yaşayan” belgelerden oluşur. Bu belgeler Webspace denen alanları oluşturur. Bir webspace tipik olarak,home page etrafında biriken linkli sayfalardan oluşur. Bu linkler webspace içinden bir iç adres ya da dış kaynaklı bir adres olabilir. Bir home page ise bilgi paylaşımını sağlamak için kullanılan bir sanal buluşma ortamı durumundadır.

Aslında HTML bir programlama dili değildir. Programlama dili, bir seri prosedür ve açıklamadan oluşur ve genelde dış bir veriye ulaşmayı amaçlar. Bir HTML belgesi ise, başlı başına verinin kendisidir. HTML veriler içine yerleştirilen “tag” parçaları, metnin, dolayısıyla belgenin, okuyan tarayıcı (browser )tarafından verileri nasıl işleyeneceğini belirler.
Geleneksel yayıncılıkta, yazar içeriği editöre verir ve editör bu içeriği düzenleyerek, basım için hazırlar. En son işlem olarak belge basılır. Bu işlem Web ve HTML yardımı ile yazar ve editör aynı kişidir ve oluşturulan belgeler Web server üzerinden yayınlanır. Bir başka fark, yapılan iş okuyuculara dağıtılmaz,okuyucular tarafından ziyaret edilir. Yaratılan belgeler okuyucunun tarayıcısında, bilgisayarın ortamına göre ve yaratıcının istediği şekilde görüntülenir.
Teknik olarak HTML, Standard Generalized Markup Language (SGML ) Document Type Definition (DTD ) olarak tanımlanır. SGML ilk olarak IBM tarafından 1960ların sonlarında, değişik bilgisayar ortamlarında belge taşıma sorununa çözüm olarak GML (General Markup Language ) olarak geliştirilmiştir. Zaman içinde GML, SGML olarak International Standards Organization (ISO ) tarafından standart haline getirildi.

Bir SGML belgesi üç ana parçaadan oluşur. İlk parça, tag ile normal metni birbirlerinden ayırmak için hangi karakter setinin kullanılacağını tanımlar. İkinci parça, etiketlerin uygun olarak kullanılacağı belge tipini tanımlar. Üçüncü parça ise, belgenin asıl metnini ve işaret etiketlerini içerir. Bu üç parçanın hepsiaynı fiziksel dosya içinde olmak zorundadırlar. Bütün HTML tarayıcıları aynı SGML karakter setini ve belge tipini kabul ederler, böylece kullanıcı yalnız metin içeriğini düşünür.
Bütün HTML etiketleri “<” ve “>” işaretleri arasına yazılır. Bazıları tek olarak kullanılır, <P> gibi, bazıları ise açma-kapama olarak kullanılırlar,>B>Dikkat! >/B>gibi.
Dikkat etmeniz gereken nokta: Bütün başlama kodları “<” ve “>” işaretleri arasında, bitirme kodları da “</” ve “>” işaretleri arasında olmalıdır. Bunların eksik yazılması, sayfanın biçimsiz görünmesine neden olur
- Published in İzmir Web Tasarım
Ucuz Web Sitesi Yaptırma Hatasına Düşmek
Firmalar ya da bireysel olarak iş yapanlar için bir web sitesine sahip olmak artık keyfi bir ihtiyaç değil, mecburiyet. Özellikle günümüzde mobil cihaz kullanımları, masaüstü ve dizüstü bilgisayar kullanımlarının önüne geçtiğini, kişilerin en ufak bir ihtiyacını dahi İnternetten aradığını düşünecek olursak söz konusu mecburiyetin boyutları çok daha üst seviyelerde.
Her Web Sitesi Aynı Değildir
Web sitesi yaptırma konusunda düşülen en büyük hata, her web sitesinin aynı olduğunun zannedilmesidir. Eskiden HTML ile statik web siteleri yapılırken görsel açıdan farklı olsalar da işlevsel açıdan aynılardı. Fakat günümüzde bir web sitesinin işlevsellik ve özellik bakımından sahip olması gereken bir çok unsur var. Responsive yani mobil cihazlarla uyumlu olması, arama motorları kurallarına uygun olması, görsel olarak kaliteli unsurlar barındırması, özellik bakımından kullanışlı olması gibi bir çok unsur saymak mümkün.
Web Siteleri Mal Değildir
Web siteleri satın alınan bir mal değil, 7/24 sahip olan kişiye tanıtım, iletişim veya para kazandırma amacıyla yayında olması gereken yapılardır. 7/24 sorunsuz bir şekilde yayında olmasını sağlamak, aktif olarak ilgilenilmesini gerektirir. Dolayısıyla hem web sitesi yapan kişi “ben web sitesini yaptım, parayı aldım, hadi güle güle“, web sitesi yaptıran kişi “web sitesini yaptırdım, parayı verdim, hadi güle güle” diyemez. Hem web sitesi yapan kişi, web sitesi yayında olduğu sürece web sitesinin sorumluluğunu taşımalı hemde web sitesi yaptıran kişi, web sitesi yapan kişinin sorumluluğunu taşıyabileceği bir ücreti vermelidir.
Bu nedenle web sitesini yaptırdıktan sonra bir daha başka hiç bir desteğe ihtiyaç duymayacağını, başka hiç bir şeye gerek olmayacağını zannederek hareket edilmesi, kişilerin web sitesi yaptırırken hataya düşmesine neden olur.
Ucuz Zannedilen Web Siteleri
Hataya düşülmesine neden olan bir başka unsur ise arama motorlarında, sosyal medyada ya da web sitelerinde karşılaşılan, 100 TL civarında web sitesi sahibi olma vaadi sunan reklamlardır. 100 TL civarında bir ücret verilerek, başka hiç bir şey yapmadan, son derece kaliteli ve kullanışlı bir web sitesine sahip olunacağı zannedilir. Zaten söz konusu reklamlarda da öyle olacağı düşündürülür. Fakat bu ücretlere satılan web sitelerinin hemen hemen hepsi hem basit hemde sizin tarafınızdan bir panel aracılığıyla yapılması gereken web siteleridir.
Karşınızda kayda değer bir muhatap yoktur, olsa dahi sizi eğitim videolarına yönlendirir. Siz başlarsınız neyi, nereden, nasıl yapacağınızı öğrenmeye. Öğrenmek ve öğrendiklerinizi uygulamak için ciddi çaba harcamanızın yanı sıra sonuç olarak ortaya çıkan web sitesi kaliteli ve günümüz standartlarına uygun olmaz.
Bu sistemlerin neden olduğu bir diğer sıkıntı, bu ücretlere web sitesi yapıldığının zannedilmesine neden olmalıdır. Bu fiyatları gören web sitesi sahibi olmak isteyen kişiler, web sitesi yapan kişileri arar ve kendilerine sunulan ücreti çok yüksek bulurlar. Halbuki 100 TL civarında satılan web sitelerini, web sitesi sahibi olmak isteyen kişi yapar ve ortaya kaliteli bir web sitesi çıkmaz. Web tasarım hizmeti veren firmalar ise A’dan Z’ye web sitesini yapar, teslim eder ve destek verir.
Bu nedenle piyasada 100 TL civarında satılan web sitelerine bakıp, ucuz web sitesi sahibi olunabileceğinin zannedilmesi çok ciddi hatalara düşme konusunda önemli rol oynar.
- Published in İzmir Web Tasarım
Sosyal Medya ve Reklam Çalışmaları
Sosyal medya çalışması, kişilere ulaşmanın en ideal yöntemlerinden biridir. Hedef kitleye ulaşmak ise ciddi bir çalışma ve zamana ihtiyaç duyar. Bu nedenle önceden hazırlık yapılması gerekmektedir.
Kurulan firma faaliyete geçmeden en kötü ihtimalle birkaç hafta önceden sosyal medya hesapları oluşturulmalıdır. Sosyal medya hesaplarının banner, avatar, hedef kitle ve hesapta yer alan bilgilerinin düzenlenmesi gerçekleştirilmelidir. Akabinde faaliyete geçtikten sonra paylaşılmak üzere içerikler hazırlanmalıdır.
Aynı şekilde sezon açıldıktan sonra para kazanmayı hedefleyen firmalarda, sezon açılmadan birkaç hafta öncesinden içerik çalışmalarına başlamalıdır. Örneğin kışın soğuk havalarda ürün ya da hizmet satışı gerçekleştiren firmalar, kasım ayı gibi sosyal medya çalışmalarına başlayabilir.
Reklam çalışması, faaliyete geçmeye hazırlanan firmaların en son yapmaya başlaması gereken çalışmadır. Çünkü reklamlar, ürün ya da hizmet alımı gerçekleştirecek olan kişilere en hızlı ve en masraflı ulaşma yoludur. Faaliyete geçmeden önce satılacak olan ürünün ya da hizmetin reklamını yaparsanız, o ürünü sizden almak isteyen kişiler sizden alamayacaklarını görüp başka bir satıcıya yönelir. Tabi söz konusu ürünün ya da hizmetin satışını gerçekleştiren tek firma iseniz, önceden tanıtım maksatlı bir reklam çalışması yapılabilir.
Sezon açıldıktan sonra para kazanmayı hedefleyen firmalar 1-2 hafta öncesinden reklam çalışmalarına başlayabilir. Bu sayede sezon açıldıktan sonra satılan ürünü ya da hizmeti almak isteyenlerin ilk aklına gelenler arasında olmak bu sayede mümkün olabilir. Söz konusu erken rezervasyon alan, hizmet odaklı yerler olunca reklam çalışmasına başlama süresi 1-2 ay öncesi olması idealdir.
Başka bir örnekte ise, sevgililer günü, anneler günü gibi özel günlere yönelik yapılan reklam çalışmalarıdır. Bu tarz özel günler için reklam çalışmasına başlamanın en ideal zamanı 1-2 hafta öncesidir. Genel olarak bizim ülkemizde özel güne birkaç gün kala karar verildiğinden, en geç 1 hafta öncesinden reklam çalışmasına başlanmalıdır.
SONUÇ
Netice olarak her çalışmanın gerçekleştirilme süresi ve geri dönüşlerinin alınma zamanı farklıdır. Bu nedenle firmalar çalışmaya başlandıktan kısa süre sonra olumlu dönüşler alabileceklerini düşünmemelidir. Aynı şekilde bilişim hizmeti veren kişi ve firmalarda, sırf müşteriyi bağlayayım, para kazanayım diye kısa sürede çalışmayı tamamlayıp, bunun olumlu dönüşlerini kısa sürede alınacağını vaat etmemelidir. Aksi halde firmayı sıkıntıya sokmakla kalmayıp, sözlerini yerine getiremedikleri için kendileri de sıkıntıya girebilirler.
- Published in İzmir Web Tasarım
Web Harita Altyapıları
Önceleri teknolojik olanaklar dahilinde sınırlı kapasitede hizmet verebilen internet ortamında, kullanılan teknolojilerin gelişmesi ve buna bağlı olarak erişim hızlarının artmasıyla birlikte, grafik ve dinamik bakımdan daha nitelikli ürünlerin yayınlanması imkanı ortaya çıkmıştır. Söz konusu gelişmelere paralel olarak da web tasarımı amaçlı yazılımlar, web programlama kavramı ile birlikte gelişmiştir.
Web indeks oluşturabilmesi, bir çeşit çoklu ortam ve arayüz sunmasının yanı sıra coğrafi mekanlar, fotoğraflar, ses, yazı, video, animasyon ve diğer haritalar ile ilişkilendirilebilmektedir. Teknolojideki ve buna bağlı olarak da internet hizmetindeki gelişmelerin geldiği bugünkü noktada, statik ve dinamik haritalar yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.

İnternetin temel felsefesi, yaygın bilgi paylaşımı olduğuna göre, mekansal bilginin paylaşımında da internetin etkin olarak kullanılabileceği açıktır. Haritaların eğitici rolünün bilinmesi ve webin geleceğin yersel referanslı veri ve haritalarının yayınlandığı ortam olması, haritanın tasarımı, üretimi ve kullanımı konularına yoğunlaşılmasına neden olmaktadır.
Firmamız web üzerinde harita gösterimi, harita üzerinde yer işaretleme, farklı katmanlar üzerinde çalışma benzeri tecrübelere sahiptir. ArcGIS, GeoServer, Google Haritalar, Microsoft Haritalar, Yandex Haritalar altyapıları üzerinde harita projeleri başarı ile tamamlanmıştır.
- Published in İzmir Web Tasarım
En Yaygın Kullanılan Programlama Dilleri
Programlama dilleri bir bilgisayara veya cihaza hangi koşullarda nasıl işlem yapacağının anlatılması olarak tanımlanabilir. Günümüze kadar gelmiş pek çok yazılım dili vardır. Bu dillerden bazıları popülerliğini koruyup günümüzün en sık kullanılan diller haline gelmiştir. Popülerliklerinin sebepleri olarak her programla dilinin ayrı özellikleri bulunmakla birlikte işlevselliğiyle öne çıkanlar ön sıralarda yer almaktadır. Bunlardan bazıları aşağıda ayrıntılarıyla listelenmiştir.
En yaygın kullanılan programlama dillerini TIOBE Programlama Topluluğu endeksine göre sıralayabiliriz. TIOBE’nin oluşturdu bu endeks programlama dillerinin popülerliğinin bir göstergesidir. Endeks ayda bir güncellenir. Derecelendirmeler, dünya genelindeki mühendislerin sayısı, kurslar ve üçüncü taraf satıcılara dayanmaktadır. Kasım 2019 İçin TIOBE Endeksi aşağıdaki gibidir.

1.Java
Java ilk olarak 1991 yılında akıllı televizyonlar için programlama dili olarak kullanıldı. 1995 yılında Sun Microsystems’tan James Gosling tarafından geliştirilerek nesne yönelimli ve oldukça kapsamlı yazılım dili haline geldi. Programlama dili denilince akla ilk gelen programlama dillerindendir. Şu anda ise dünyanın en popüler programlama dilidir. Birçok yazılımcı tarafından geniş kullanım alanına sahip olduğu için tercih edilmektedir. Windows, Linux ve Mac platformlarında rahatça kodlanabilir. Java yalnız bilgisayarlarda değil, internet uygulamalarına, cep telefonlarına, oyun makinelerine, ev aletlerinden NASA’nın uydu sistemlerine kadar geniş bir yelpazede uygulama alanı bulunmaktadır. Son derece popüler, büyük sistemler inşa etmenin en sağlam ve güvenilir yollarından biri olarak kabul edilir.
2.C
C dili 1970’lerin başında Dennis Ritchie tarafından Bell Laboratuvarında Unix işletim sistemi ile kullanılmak için tasarlanmıştır. 1989 yılında Amerika Ulusal Standartlar Enstitüsü (ANSI) tarafından standartlaştırıldı. En yaygın kullanılan eski programlama dillerinden biri olan C, tüm zamanların en çok kullanılan dillerden biridir. C dili makine diline yakın olması sebebiyle hem donanımda hem de uygulama geliştirmede kullanılır. C programlama dili ile PIC, ATMEGA gibi neredeyse tüm mikroişlemciler programlanabilirler.
3.Python
Günümüzün en popüler programlama dillerinden olan Python, 1990 yılında Guido Van Rossum tarafından geliştirilmiştir. Öğrenilmesi ve yazılması kolay bir dil olduğu için pek çok yazılımcı ve programcı tarafından tercih edilmektedir. Windows, Mac OS, UNIX, LINUX gibi işletim sistemleriyle uyumludur. Python dilinin kullanım alanı oldukça geniştir ve nesne yönelimli, çok amaçlı bir dildir. Uygulama yelpazesinin geniş olmasıyla beraber tercih edilen programlama dillerinde üst sıralarda yer almıştır. Elektronik programlamada da kullanılmaktadır. Python’u bugünün en popüler programlama dillerinden biri yapan kullanışlı üçüncü taraf kütüphanelerin varlığıdır.
4.C++
C ++, 1970’lere dayanır; nesne yönelimli, orta düzey bir programlama dilidir. Günümüzün en popüler programlama dillerinden biri olan C ++ dili ile oyunlar, ofis uygulamaları, grafikler, video editörleri ve işletim sistemleri gibi bilgisayar programları ve yazılımlar oluşturmak için kullanılır. Gömülü sistemlerde de kullanılmakta ve bu sistemlerin popülaritesi artmaya devam ettikçe, gelecekte C ++ daha çok kullanılacaktır.
5.C#
C#, Microsoft tarafından 90’lı yıllarda oluşturulmuş bir yazılım dilidir. Bu nesne yönelimli programlama dili Java’ya benzer. Microsoft bu dile destek verdiğinden dolayı şu an bile hala kullanılmakta olup popüler diller arasındadır. Kullanım alanları özellikle mobil uygulamalardan bulut uygulamalara ve bilişim sektöründe kullanılan uygulamalara kadar pek çok alanda hızlı ve daha kolay program geliştirilebilmektedir.
6.Visual Basic .NET
Microsoft tarafından geliştirilen bir diğer yazılım dili olan Visual Basic, nesne tabanlı, üst seviye, çok amaçlı görsel bir programlama dilidir. Kolay uygulama geliştirmek için de kullanıldığı için oldukça popüler bir dildir. .Net ile masaüstü uygulamaları, mobil uygulamalar ve web uygulamaları geliştirebilirsiniz. .NET üzerinde uygulama geliştirmek istiyorsanız Visual Studio Programını kullanmanız gerekmektedir.
7.JavaScript
Javascript web uygulamalarında kullanılan en popüler programlama dilidir. İsim benzerliğine rağmen, JavaScript; Java ile ilgili değildir. Bugün web sitelerinin çok büyük bir oranı fazlası JavaScript kullanmaktadır. JavaScript ile HTML kullanılarak yapmak mümkün olmayan diğer görevleri daha dinamik hale getirmek için kullanılır. Ayrıca oyunlar ve API’ler oluşturmak için kullanılabilir. JavaScript günümüzde en popüler programlama dilleri arasında yer almasına rağmen yavaştır ve açıklara sebebiyet evrensel bir dildir.
8.PHP
PHP, 1995 yılında ortaya çıkmıştır ve PHP dinamik ve etkileşimli Web sayfaları yapmak için kullanılır. Yaygın kullanılan dillerden biri olan php, HTML içerisine gömülebilen sunucu taraflı bir yazılım dilidir. WordPress, Facebook ve Yahoo gibi büyük siteler PHP’yi tercih etmişlerdir.
9.SQL
SQL, 1974 yılında IBM Araştırma Merkezi’nde geliştirilmiştir ve başlangıçta SEQUEL olarak bilinen bu dil veri yönetmek ve veri tabanı tasarlamak için kullanılan bir yazılım dilidir. SQL (Structured Query Language- Yapılandırılmış Sorgu Dili), bir veri tabanındaki içeriğin eklenmesine, erişilmesine ve yönetilmesine izin veren bir veri tabanı sorgulama dilidir. SQL, web uygulamasının arka uç veri tabanı ile etkileşime girer.
10.Swift
Apple tarafından iOS ve OS X işletim sistemlerinde uygulama geliştirmek için Objective-C dilinden türemiş nesne yönelimli bir programlama dilidir. Swift, anlaşılması açık dildir ve daha yeni bir dil olmasına rağmen kullanımı yaygındır.
11.Ruby
En çok kullanılan programlama dillerinden biri olan Ruby, 90’lı yılların ortalarında Japon bir mühendis olan Yukihiro Matsumoto tarafında geliştirildi, Python’a benzeyen, dinamik ve nesne yönelimli bir dildir. Ruby kodunun okunması, yazılması ve anlaması kolaydır.
- Published in İzmir Web Tasarım
Covid -19 ile Birlikte İş Dünyasının Değişimi ve Dijital Dönüşüm
Salgın, tüm insanları, iş dünyasını ve akışı yavaşlatırken, fiziksel olarak bütün insanlık fabrika ayarlarına dönmeye çalışıyor. Bütün dünyanın hızını tekrar bilinen zamana indirgedi. Artık insan hayatı daha yavaş, daha sakin ve daha durağan. Bireylerin dünya üzerindeki fiziki hareketleri azaldıkça ekonomik durgunluk baş gösteriyor ve bunu hükümetler ve merkez bankaları önlemler ve destek paketleri ile çözüm üretmeye ve böylelikle durgunluğu bir nebze daha olsun engellemeye çalışıyor. Dijital dünya ise fizik kurallarında bağımsız ilerliyor. Her zaman olduğundan daha hızlı, daha rakipsiz ve daha güçlü…
Salgının dünyayı etkisi altına almaya başladığı biliniyordu ama bu kadar büyük bir etki yaratacağı tahmin edilmemişti. Bu da çok doğal bir sonuç çünkü daha önce bir benzeri yakın zamanda gerçekleşmemişti. Peki bundan sonra neler oldu? İş dünyası özelinde önemli bir ayrışma ortaya çıktı. Dijital dünyayı anlayan, teknoloji kullanan, dijital dönüşüm felsefelerini benimsemiş ve bulunduğu sektörü değiştiren dönüştüren şirketler fark yaratmaya başladı.
Yönetimsel dünyada da çok büyük değişiklikler oldu. Bir çok şirket uzaktan çalışma düzenine geçerken, daha önce bunu deneyimlemiş, evden çalışmayı veya belli günler ofise gelmeyi bir kültür olarak gören şirketler ve bu geçişe kolay adapte olurken, uzaktan çalışmayı, ofiste olmamayı ve sorumlulukları sanal ortamlarda çözümlemeyi ilk defa deneyen şirket ve yöneticileri büyük zorluklar bekliyordu. Yöneticiler tarafında ise çalışanına güç veren ve onların yaratıcılıklarını destekleyenler değişime kolay adapte olurken, özellikle zihin yapısı olarak 1990’lardan kalma kontrolcü, statükocu ve her şeyin kendisine sorulmasını isteyen yöneticilerin bu değişimin kaybedeni oluyor. Aynı şekilde İşini sahiplenen, kendi kendisinin patronu olan çalışanlar yükselirken, emir komuta zincirinde kendisine söyleneni yapmayı bekleyen çalışanlar kaybetti.
Salgın ve beraberinde yaşanan şirket yönetimlerini ve kültürlerini değiştiren kriz ile beraber, gelecek için büyük dersler ve önemli kırılmalar yaşandı.

Neler Öğrenildi:
Dijital dönüşümün bir zorunluluk olduğu;
Şirketlerin teknolojik temellerinin güçlü olması gerektiği;
1990’lardan kalma yöneticiliğin sonunun geldiği;
İnsanların iş yapmak için talimat beklemesinin;
Müşteriye ulaşmak için yeni yolların şart olduğunu;
Sosyal medyanın aktif kullanılmasının gerektiği;
Deneyim sağlamanın çok farklı yollarının olduğu öğrenildi.
Değişim ile Başarılı Olanlar:
Değişimi ve dönüşüm felsefesini edinmiş tüm kurum ve bireyler.
Dijital dönüşüm kültürünü benimsemiş değişebilen organizasyonlar.
Kendi işinin patronu olan, karar alıp uygulayabilen çalışanlar.
Teknolojik altyapısı olan ve bunu gündelik hayatta kullanan şirketler.
Yaratıcılık odaklı, görev ve sorumluluk veren yeni nesil yöneticiler.
Girişim gibi hızlı hareket eden, karar alan ve uygulayan şirketler.
Çalışanlarına güvenen, onları destekleyen ve ofiste olmasalar bile çalışanlarının görev ve sorumluluklarını yerine getireceğini düşünen kurumlar.
Müşteriye dokunan, sürekli kendisini geliştiren ve inovasyon yaparak beklenmedik yenilikler hayata geçiren tüm şirketler.
- Published in İzmir Web Tasarım
PHP’ye Nereden ve Nasıl Başlamalıyım?
Bir programlama diline çalıştığımızda farklı yollarda çalışma sistemine gideriz. Kimimiz internette videolardan, kimimiz kitaplardan, kimimiz hazır kodlara bakarak ve daha bir çok çalışma yöntemi ile öğrenme süreci içerisine giriyoruz. Öncelikle çalışma türü ne olursa olsun öğrenme olarak kendimizi gün geçtikçe geliştirmiş oluyoruz. Önemli olan en verimli çalışma şekli ile öğrenim sürecini geçirmektir.
PHP’ye başlamanın inceliklerini ve en rahat öğrenme yollarını anlatacağım. Kimimiz belkide ilk defa öğrenmek için programlama dili olarak PHP seçtik ve yeni yeni başladık. PHP’yi araştırdık, makaleler okuduk, bilgisayarımıza kurduk, kendimizi öğrenmeye hazırladık ve ilk adımı atmaya hazırız. Birçoğumuz bir yerden başlayayım derken kendisini belli bir süreden sonra “nereden başlamalıyım?” diye arama motorunda yazarken bulduk. Şimdi bahsedeğim konularda hem doğru başlangıç nasıl olur hem de başlarken nasıl bir yol izlenir bunlardan söz edeceğiz.

İlk olarak öğrenmeye bir PHP kitabı inceleyerek başlayabiliriz. Bu kitap seçiminde anlatımını bize hitap eden en uygun kitabı seçmeliyiz. PHP’ye yeni başlayanlar için özellikle kitapta teorik bilgileri göz gezdirmemiz bizim için yararlı olacaktır. Kitaptaki örnek kodları uygulayın. Bu örnek kodları yazarak işin püf ve teorik genel kısımlarını öğrenmiş oluruz.
Kitap ile kendimizi sınırlandırmamız gerekmemektedir. Çünkü PHP açık kaynak kodlu bir dil olduğunda, sürekli yeni kütüphaneler ve bu her kütüphanenin içinde yüzlerce yeni fonksiyon gelir. Bundan dolayı kitabı sadece teorik kısmı öğrenmek için kullanabiliriz.
Kitaptaki anlatımların bize hitap eden bir anlatım olduğunu düşünmüyorsak bunun için internette makaleler okuyarak PHP’nin içerisine girebiliriz. İnternetteki makaleleri inceleyerek fazlasıyla basit ve fonksiyonel kodlar yazabiliriz. Bu sayede hatalar ile karşılaşabilir ve bu hataları çözerken verimli bir öğrenim elde edebiliriz.
Programlama, bisiklete binmek gibidir; asla unutulmaz, yanlızca pratik gerektirir.
Ayrıca örnek kodlara bakarak kendimiz özgün kodlar üreterek pratik yapmış oluruz. Ürettiğimiz kodlar ile kod aşinalığı sağlar hemde programlama olarak üretkenliğimizi geliştiririz. PHP’ye çalışırken kodlar ile çalışmak PHP’yi daha iyi sindirerek anlamamızı sağlamaktadır.
- Published in İzmir Web Tasarım
Yazılımcı Olmak İçin Neler Yapılmalıdır?
Yazılımcı olabilmek için izlenmesi gereken yolların başında üniversitelerin 4 yıllık yazılım mühendisliği bölümünden mezun olmak geliyor. “Yazılım kodlama nasıl yapılır?” gibi oldukça temel bir düzeyden başlayan bu süreçte yazılım dillerini öğrenmek kadar komutlar İngilizce kodlandığı için bu dile hakim olmak da işi daha sağlıklı yapabilmek ve daha iyi kariyer fırsatları açısından büyük önem taşıyor.
4 yıllık lisans bölümünü tamamlayıp, stajlarını yapanlar yazılım mühendisi olarak çalışmaya başlayabilecekleri gibi bilişim yönetimi, robot teknolojileri ya da yapay zeka gibi daha spesifik alanlarda ilerlemek isteyenler gerek yurt içinde gerek yurt dışında çeşitli kollara ayrılan yüksek lisans bölümleriyle bu amaçlarını gerçekleştirebiliyorlar. Ek olarak ilgili bölümlerin ardından akademik kariyer de yapılabiliyor.

Bu alanda herhangi özel bir eğitim almayan ancak özellikle belirli bir yazılım dilinde ya da dillerinde uzmanlaşan kişiler de bilişim sektöründe çeşitli pozisyonlarda görev alabiliyorlar. Yazılım alanına dair referansları bulunanlar, daha önce bu alanda çeşitli çalışmalar gerçekleştirmiş olanlar veya tamamen deneyim yoluyla uzmanlaşanlar da yine hosting firmaları, bilişim firmaları ya da bilişim departmanlarında yaygın şekilde iş bulabiliyorlar.
Yazılım sektöründe iyi bir başlangıç yapabilmek için eğitim kadar deneyim ve referans kavramları da önemli ölçüde avantaj sağlıyor. Bu nedenle staj programları, sertifika programları ve lisans eğitimi dışında da öğrenmeye açık olmak, iyi bir fırsat yakalamak konusunda etkin rol oynuyor. Yalnızca tek bir yazılım dilinde uzmanlaşmış olmak dahi göz ardı edilemez bir üstünlük sağlayabiliyor.
- Published in İzmir Web Tasarım

